BFM Sport

Çocuk Sporcular Ailelerinden Ne Bekler?

İçinde: Spor
Beğen: (0)
Beğenme: (0)
Oluşturma: 30 May 2018

Yapılan en büyük hatalardan bir tanesi bilerek ya da bilmeyerek çocuğunuzun performans problemlerine yardımcı olmaya çalışmaktır. Bunun sonucunda elde edeceğiniz tek şey mutsuz bir çocuk ve mutsuz bir antrenör olacaktır.

 

Ebeveyn olarak çocuğunuzun mutlu ve başarılı olmasını istemeniz çok doğaldır. Bununla birlikte çocuğunuza antrenör (rekabet öncesi motivasyon, teknik ve stratejiler hakkında öneriler, hedef belirleme, rekabet eleştirisi -değerlendirme ve değerlendirme sonucu gerekli antrenman sistemini güncelleme) edasıyla yardımcı olmaya çalışmak, hali hazırda bir ebeveyn olarak vereceğiniz yararlı desteği de otomatik olarak yok edecektir.

 

Çocuğunuzun başarılı, mutlu ve olabildiğince uzun süre spor yapmasını istiyorsanız, aile – antrenör – sporcu üçgeninde yer alan rolünüzü oynamanız her şeyi çok daha kolay hale getirecektir. Peki sizin rolünüz nedir? Öncelikle çocuğunuzun en büyük fanı olmalısınız. Kayıtsız şartsız ona olan sevginizi, desteğinizi ve güveninizi açık bir şekilde ifade etmelisiniz. Çocuğunuz başarısız olduğunda duygusal olarak yanınızda olduğunu hissetmeli. Duygu durumunuzu çocuğunuzun performansından uzak tutmalısınız. Yani çocuğunuz başarılı da olsa başarısız da olsa sizden giden mesaj, her zamanki gibi aynı şekilde sevgi dolu ve destekleyici olmalı. Ne eksik ne fazla!

 

Yukarıda anlatılanların kısaca özetleyecek olursak sizi antrenör kimliğine sokacak her türlü diyalogdan mümkün olduğunca uzak durmanız gerekir. Çocuğunuz maç öncesi ya da maç sonrası doğrudan size kendi performansı ile ilgili bir soru sorsa bile bu diyalogdan uzak durmalısınız. Bunların hepsi antrenörün işidir anne ya da babanın işi değildir. İlgili bir ebeveyn olarak antrönör edasıyla yardımcı olmak isteyebilirsiniz, fakat unutmayın ki siz sadece anne/babasınız, ANTENÖR DEĞİLSİNİZ!

 

Her şeyden önce, sporun çocuğa ait olduğunu unutmayın. Çocuğunuzun sporu sahiplenmesine izin verdiğinizde, sporu perspektif içinde tuttuğunuzda, çocuğunuzun eğlenmeye devam ettiğinden emin olduğunuzda, çocuğunuz sağlıklı ve mutlu olacaktır.

 

Diğer bir önemli nokta çocuğunuzun rakibini fazla heyecandan dolayı düşman olarak algılanmasının önüne geçmenizdir. Bu arada fazla motivasyondan dolayı bırakın çocuğu bazı ebeveynler tribünden tezahürat ederken sınırları aşabiliyorlar. Unutmayın ki çocuğunuzun rakibi de bir çocuk ve o da bir anne ve babaya sahip.

 

Spordaki rekabet çocuklara yaşam becerisi ile ilgili birçok şey öğretir. “COMPETE” (rekabet) kelimesi Latince’den gelir ve “COM” (birlikte) ve “PETERE” (aramak) kelimelerinden türemiştir. Yani rekabetin tanımı düşman değil “PARTNER” olarak tanımlanır ve böylece başarıyı birlikte ararsınız. Rakibinizin performansı ne kadar iyiyse otomatik olarak sizin de performansınız o derecede iyi olur. Spor, meydan okumlar ve zorlu engellerle uğraşmayı öğrenme üzerine kuruludur. Spor zorlu engeller ve başarılı rakipler olmadan sıkıcı bir uğraş haline gelir. Zorluk ne kadar fazla olursa, limitlerinizin ötesine geçme şansınız da o kadar yüksek olur. Bu nedenden dolayı Dünya rekorları en çok Olimpiyat Oyunlarında kırılıyor, çünkü Dünya’nın en iyi atletleri bu organizasyonda bulunuyor ve rekabet düzeyi normal şampiyonalardan çok daha yüksektir. Bu nedenle tüm sporcular limitlerini sonuna kadar zorlamaktadır. Çocuğunuzun performansının aynı zamanda rakibinin peformansıyla bağlantılı olduğunu unutmayınız. Sadece bu yüzden bile rakibe saygı duyulması gerektiğini çocuğunuza aşılamanız önemlidir.

 

Anne ve Babalara Birkaç Öneri:

 

1. Bu onun sporu senin değil. Kendi spor rüyalarınızı çocuklarınız aracılığıyla yaşamaktan vazgeçin. Onların kendi tercihlerini yapmasına izin verin

2. Maç sona erdiğinde çocuk yanında asla antrenörle performansı hakkında konuşmayın. Sorularınızı daha sonra telefon ya da e-mail aracılığı ile sorabilirsiniz.

3. Yanlış karar verse bile ASLA hakemlere bağırmayın. Siz işinizi yaparken konuyla alakasız biri gelip size bağırırsa ne hissedersiniz?

4. Maç sırasında çocuğunuzdan mesafe olarak uzak olun. Siz antrenör değil tribünde oturması gereken ponpon kızsınız.

5. Rahat olun, bırakın çocuğunuz karşılaşmanın keyfini çıkarsın ve öğrenmesi gerekenleri öğrensin. Bunlar profesyonel sporcu olma yolunda ki önemli ayrıntılardır.

6. Maç sonucunda söyleyecek hoş sözcükleriniz yoksa, susun ve sessizce bir kenarda oturun

7. Karşılaşma esnasına heyecanınız ve enerjiniz hat safhada ise ve kenardan sürekli bağırıp çağırıyorsanız önce aynaya bakın ve bunun nedenini bulmaya çalışın. Ortaya çıkan bu enerjiyi daha üretken bir biçimde kullanmak için yollar arayın.

8. Çocuklarınızın başarısız olmalarına izin verin. Bu tarz sonuçlarla nasıl başa çıkılacağını kendi başlarına öğrenmeleri gerek.

 

Henüz yorum yok...

Yorumunuzu yazın

49450

Karakter Sınırı 400